İZMİR’DE SAGLIK

İzmir birçok farklı sektör açısından olduğu gibi sağlık sektöründe de tercih edilen şehirlerimiz içinde ön sıralarda yer almaktadır. Daha öncede söylediğimiz gibi bizde sağlık sektörünün İzmir deki avantajlarını ciddi, başarılı ve uygun koşullarda sizlere sunmak için buradayız. Biz bu çalışmalar adına 9 Eylül üniversite hastanesi başta olmak üzere birçok büyük özel sağlık kuruluşlarıyla çalışmalar yapmaktayız. Hastanelerimizin her biri birçok dalda başarılara imza atmış, birçok ilki başarmıştır ve her biri bizimle birlikte yüksek kalite, başarılı tedavi süreci ve uygun fiyatlarla sizleri sağlığına kavuşturmak için hizmetinizdedir.

TARİH TURİZM VE SİFA MERKEZİ İZMİR

Bugünkü İzmir; Eski İzmir olarak bilinen Smyrna ismiyle kurulmuştur. O zamanlarda iki limana sahip yüz dönümlük bir adacık üzerine kurulmuş küçük bir yerleşim yeri olan Smyrna, tarihi M.Ö 3000’e kadar dayanmaktadır. İzmir’in 2011 yılına göre güncel nüfusu 3 milyon 948 bin 848’dir ve yüzölçümü ise 11,973’tür.

Türkiye’nin üçüncü büyük metropolü olan fuarlar ve kongreler merkezi İzmir, ticaret ve sanayi ile bütünleşmiş İstanbul’dan sonra ikinci büyük limana sahip çağdaş bir kenttir. Canlı ve kozmopolit bir şehir olan İzmir, Uluslararası Sanat Festivalleri ve İzmir Enternasyonal Fuarı ile de önemli bir yer tutar.

MEDİKAL VE DOGAL TEDAVİLER

Antik dönemlerden bugünlere kadar gelmiş ve yüzyıllar boyunca şifa merkezi olarak kullanılmış olan bu kaplıcalar 1763 yılında Elfont Mil isimli bir Fransız tarafından tekrar ortaya çıkarılmış, yeniden inşa edilmiş ve çeşitli konaklama tesisleri eklenerek bugünlere gelmiştir. Agamemnon kaplıcalarında sıcak su, çamur banyosu ve içme suyu bulunmaktadır. Kanıtlanmış iyileştirici etkilerine, modern tıp dünyasının imkanları da eklenerek birçok alanda hizmet vermektedir. Bu kaplıcalar birçok hastalık için hazırlanmış tedavileriyle bugün yurt içinden, yurt dışından birçok hasta tarafından tercih edilmektedir.

SAGLIK TURİZMİ

Dünyada kronik hastalıkların oranı ve tedavi maliyetleri hızla artmaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki eğitim ve refah seviyesinin yüksek olmasına paralel bir artıştır bu durum. Diğer yandan insanların kaliteli sağlık hizmeti alma talebi de artmaktadır. Avrupa’da tedavi maliyetleri çok yüksek olduğu için ödenen katkı payı oranları da sürekli artmaktadır.